Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Bey'atü'r-Rıdvön / 35 de emsali görülmüşdür ki, tarihî ve şerefli vakaların ce reyanına sahne olan şeylere ta’zîm ve ibâdet edilegel- mişdir. İbn-i Sa’d’ın Tabakafındaki bir rivayete göre Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- halkın bu ağaca hür met ettiğini görerek kestirmiştir. Hudeybiye Seferi, Hicretin altıncı senesi Zilka’de ibtidâsında bir pazartesi günü vuku bulmuşdur. İbn-i Sa’d’ın beyânına göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu seferinin bir harb seferi olmayıp Umre, yâ ni Kâbe’yi ziyâret ve iavâf yolculuğu olduğunu Kureyş’e ihsâs etmek için harp silâhı almamış, arab adeti üzeri ne yalnız kılınç almışdı. Ve Ashab-ı kiram da bu sûret- te yola çıkmışlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kurbanlık 70 deve sevketmişdir ki bunların arasında Bedir’de iğti- nâm edilen Ebû Cehil’in devesi de vardı. Bu sefere As- hab’dan 1400 ve bir rivâyete göre 1500 kişi iştirak et- miştir.2° 20. Tecrid-i Sarih Tere, 10/261.

