Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Bey'atü'r-Rıdvân / 33 Cenâb-ı Hak: “Hakikaten Allah o müminlerden razı oldu ki Habibim, onlar sana bey’at ettikleri ve cihâd için söz verdikleri zaman onların gönüllerindekini bildi "Ey Kureyş Cemâatti Siz en son müslüman olup da en evvel mürted olmayın! Vallahi'l-azıym bu din şems İle kamerin tulü ve ğurub üzre olan imtidadları veçhile beşerrlyet! tenvir ederek im- tidâd edip gidecekdir." demiş ve Kureyş’in İslâm üzere sebâtına vesile olmuştur. Süheyl bin Amr -radıyallahu anh-: “İslâm olduktan sonra Be- dir’de ve Uhud’da ve Hendek'de Hakk’a muannid olarak bulun uşum ve Hazret-i Râsûlullah’a karşı olan konuşmalarım hatırı ma geldikçe haya ederim," der olmuştur. Ömeru'l-Fâruk -radıyallahu anh-'İn zamân-ı hilâfetinde Süheyl bin Amr ve Ebû Sinan ve bazı mütehayyızan-ı eşraf halifenin kapısına gelip duhûl için istl'zânda bulunmuşlardı. Hazret-i Su- heyb, Ammar ve Bilâl gibi Ashab-ı Bedir de içlerinde idi. Ammar, Bilâl ve Suheyb hazarâtına izin çıkıp Ebû Süfyan ve diğerleri sonraya kaldılar, Ebû Süfyan bu hale münfail olarak: - Hiç böyle bir gün görmedim. Şu makûle kölelere izin verilsin de bize iltifat olunmayarak burada kalalım, demişdi. Süheyl bin Amr o vakit onlara dedi ki: - Ey kavm u aşireti Ben sizin vechinizde olan hâli vallahi müşa hede etmekteyim. Siz eğer darılacak iseniz kendinize darılın. İs lâm'a onlar çağrıldı, siz de çağrıldınız, onlar sür'at etti, siz beta- et ettiniz. Vallahi onların sizi sebk etmiş oldukları fazileti fevt et mek, şimdi münfail bulunduğunuz bâb'a duhulde müsabakayı fevt etmekden eşedd idi. Görüyorsunuz ki, bunları size takdim ettiler. Onları bu bâbda sebk u takaddüme bir tarik yoktur. Cihâ da bakın da ona mülâzemet edin. Belki Cenâb-ı Hak sizi şehâdet ile merzuk kılar!"deyip eteğini silkerek kalktı. O zaman dâru’l-cihâd olan Suriye’ye gitti.

