Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hadîs-î Şerîfler / 159 dedi. O şahıs Hazret-i Ali’nin huzuruna geldi. Emîrü'l- müminîn: - Hazret-i Osman’ı seviyor musun? buyurdu. O şa hıs: - Ben Hazret-i Osman'ı canımdan çok severim. Çünkü bir zaman Rasûl-i Ekrem’in huzûruna varmıştım: - Yâ Rasûlallah! Yeni evlendim. Mehir için param yok. Bana bir şeyler verin, dedim. Kırk dirhem kıymetin de bir okıyye altın verdiler. Bir okıyye altın da Hazret-i Ebû Bekir verdi. Bir okıyye de Hazret-i Ömer verdi. Hazret-i Osman iki okıyye verdi. Sebebini sordum: - “Hazret-i Ali’nin yanında malı olmadığından, bir okıyye de onun İçin verdim” dedi. - “Yâ Rasûlallah! Duâ buyu run, bu malın bereketi olsun" dedim. - "Bir peygamber, bir Sıddîk ve iki Şehidin verdikle ri malda bereket olmaz mı?" buyurdular. Hazret-i Ali - radıyallahu anh- bunu duyunca sevinip: - “Çok doğru söyledin kardeşim!” dedi. * 8. Sa’d bin İbrahim rivayet ediyor: Hazret-i Ali -ra- dıyallahu anh- Rasûlullah -sallaliahu aleyhi ve sellem- 'in huzurunda idi. Haşan ve Hüseyin -radıyallahu anhü- ma- geldiler. Rasûl-i Ekrem, Hz. Haşan ve Hüseyin’i göstererek: - “Bunlar, Cennetteki gençlerin üstünleridir. Bunla rın babaları daha yüksektir. Osman bin Affân, Halîlullah İbrahim -aleyhisselâm-'a benzer” buyurdular.

