Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Şemail ve Fezâilî / 141 - Dur sabret, istîzan edeyim, dedim. Sonra huzûr-ı Risâlet-penâhî’ye varıp: - Yâ Rasûlallah! İşte Ebû Bekir kapıdadır, Efendi- miz’in huzurlarına duhûlü için istîzan ediyor, dedim. Ra- sûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri ceva ben: - "Ona izin ver, hem de cennet ile tebşir eyle" bu yurdu. Hemen kapıya gittim: - Haydi giriniz. Hem de Rasûlullah -sallallahu aley hi ve sellem- Hazretleri seni cennet ile tebşir buyuruyor,, dedim. Hemen Hazret-i Ebû Bekir, Huzûr-ı Risâlet-pe- nâhî'ye girip sağ tarafına tıpkı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yaptığı gibi çıplak iki bacağını kuyu ya sarkıtıp oturdu. Sonra ben avdet edip kapının iç tarafında oturdum. Halbuki ben evvelce biraderimi abdest alıp arkamdan il tihak etmek üzere bıraktığımdan Allah Teâlâ Hazretleri biraderime hayır murad ederse Âmir veya Mecdî ismin de biraderimden biri gelir de belki cennetle mübeşşer olur diye arzu ettim. Ben böylece muntazırken birisi ge lip kapıdan istîzan eyledi. - Kimdir? dedim. - Ömer ibn Hattab’ım, dedi. Onun için de evvelki gi bi istîzan eyledim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel lem- Hazretleri bana cevaben: - “Sen ona İzin ver ve cennet ile tebşir eyle" buyurdu. Ben de Hazret-i Ömer'e hıtâben:

