Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
-------------------- :---------------------------- Hz. Osman Devri Vakayii / 133 Ömer bin Hattab -radıyallahu anh- irtihâl edip, Haz ret-i Osman halife olduğunda, Hazret-i Ömer’in irtihâlini fırsat bilen Rum kayseri, Şam valisi Muâviye’nin üzeri ne yürüdü. Hazret-i Osman -radıyallahu anh- bunu du yunca Abdullah bin Ebî Serh’i ve Abdullah bin Zübeyr’i -radıyallahu anhüma- yardıma gönderdi, iki ordu birbiri ne yaklaşıp harp günü de belli olmuştu. Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Ebî Serh'e: - Rum ve Frenklerin askerleri çok. Müslümanların azdır. Onları ancak hile ile yeneriz. Henüz harb başla mamışken, sen askerinle beni bekle. Benim tarafımdan tekbir sesini duyduğun zaman, Rum ve Frenk askerine saldır, harbe başla. Onların pâdişâhlarının ordudan ay rı bir yerde, Tavus kanadından yapılan gölgelikte, bir kaç şarkıcı ile berâber oturduklarını haber aldım, dedi. Abdullah bin Ebî Şerh hazır vaziyette beklerken, Abdullah bin Zübeyr otuz asker ile elçi gibi gitti. Rûm ve Frenk askerine haber verildi. Kayser’in bulunduğu yere yaklaşınca, yanındaki otuz askere: - Siz düşman askeri ile benim aramda durun, beni görmesinler. Eğer görürlerse onları bir zaman oyalayın, benim bir işim var, dedi. Abdullah, Kayser’in çadırına girdi. Çadırdaki câri- yelef kendilerini Kayser’in üzerine attılar. Üçünü de kı lıç ile öldürüp tekbîr getirdi. Otuz asker de yüksek ses le tekbîr getirdiler. Bu tekbîrleri hazır vaziyette bekleyen Abdullah bin Ebî Şerh duyup Rum ve Frenk ordusuna saldırdı. Onbine yakın düşman askerini kılıçtan geçirdi ler. Bu zafere Abdullah bin Zübeyr Hazretlerinin kahra-

