Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Uhûd Muhârebesinde Hz. Ömer / 25 Tîr-endâzların mevkilerini terk ettiğini gören Hâlid bin Velîd derhâl taarruza geçmiş, müslümanlar bu taar ruza tahammül edemeyerek silahlarını bırakmışlardı. Bütün Kureyş, kuvvetiyle Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem, Efendimiz’e hücûm ediyor, oklar yağ dırıyordu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendi- miz’in bir dişi kırılmış, alnı yarılmış, başındaki miğferin telleri kırılmış ve yanaklarını incitmişti. Resûl-i Ekrem - sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in bir çukurda gözden nihân olduğunu görenler Peygamberimiz -sal lallahu aleyhi ve sellem-'in şehîd düştüğünü zannetmiş lerdi. Bunun üzerine müslümanların bir kısmı Medine'ye doğru ric’at etmişler ve bir kısmı da harbin sonuna ka dar muharebeye devam etmeğe karar vermişlerdi. Hz. Enes bin Nadr -radıyallahu anh- şehâdet-i nebevi şâyi- ası üzerine: - "Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem- şehîd olduktan sonra siz yaşayacak mısınız? Siz de onun gi bi şehîd olunuz!" demiş ve küffârın üzerine atılarak şe hîd oluncaya kadar harb etmişti. Hz. Enes -radıyallahu anh-: - "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- irtihâl et tiyse, Cenâb-ı Hakk hayy ü dâîmdir."demiştir. Hz. Enes -radıyllahu anh- 70 yara almıştı. Uhud harbi’nde hiç kimsenin Hz. Talhâ -radıyallahu

