Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
24 / Hazret-i Ömer Bedir muhârebesi’ne, Kureyş kabâilinin hepsi de iştirâk etmişlerdir. Hz. Ömer -radıyallahu anh-’in men- sûb olduğu Benî Adîy’den bir kısmı hüsn-i tazimden,bir kısmı da korkudan oimak üzere hiç bir ferd gelmemişti. Ebû Süfyân, 200 suvâri ile gizlice Medine civarına sokulmuş ve iki müslümânı öldürmüştü. Ve yine şekâ- vetkârâne harekâta devam etmişti. Nihâyet Hicretin üçüncü yılı Uhud Muhârebesi vukû’ bulmuştu. Uhûd Muhârebesinde Hazret-i Ömer Kureyş ordusunun adedi 3.000’e yakındı. 700 zırh lı ve 200 süvâri vardı. Kureyş'in sağ cenâhına henüz İs lâm olmayan Hâlid bin Velîd, sol cenâhına İkrime ku manda ediyorlardı. Müslümânlar ise, 700 Mücâhid’ten ibâretti. 100 zırhlı, 200 atlı vardı. Medine’den üç mil mesâfede Uhud Dağı eteğinde tarafeyn karşılaştı. İslâm ordusunun hatt-ı ric’atini muhâfazaya me’mur olan Abdullâh bin Cübeyr -radıyallahu anh- kumandasında elli tir -endâz geride bulunuyordu. Evvelâ Hz. Zübeyr -radıyallahu anh- arkadaşları ile birlikte hareket ederek Kureyş’in sağ cenâhını geriye attılar. Müteâkiben umûmi hücûm başlamış, Hz. Alî -ra- dıyallahu anh- ve Hz. Hamza -radıyallahu anh- düş manların içine dalarak Kureyş’i müdhiş bir bozgunluğa düçâr etmişlerdi. Muvaffâkiyeti müteâkip askerler gani met toplamağa başlamışlar, tîr-endâzlar da muhârebe hitâm bulduğuna zâhib olarak ganimete koşmuşlardı.

