Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
82 / Hazret-! İbrahim kadın ile tezevvüc etti. Sonra İbrâhim -aleyhisselâm- geldi, emr-i İlâhî üzerine Beyt-i Şerîf’i binâ etti. İşte İbrâhim -aleyhisselâm-’ın iki ailesi arasında meydana gelen bürûdet üzerine bir zevcesini oğlu ile beraber başka bir mahalle götürmeğe ihtiyaç görülün ce, Mekke vâdisinin îmân ve insanlarının iskânı zama nı gelip, Hatemû’n-nebiyyin Fahr-i âlem -sallallâhu aleyhi ve sellem- efendimiz hazretlerinin orada zuhûru mukadder ve BeytJ Şerîf’i tekrar binâ etmek İbrahim -aleyhisselâm-'a müyesser olacağı cihetle irade-i İlâhi ye Mekke vâdisine götürmesiyle zuhûr etmiştir. Hazret-i İbrâhim, kendisini Nemrut gibi bir zâlim ve gaddarın zulmünden ve ateşinden kurtaran Hallâk-ı Ke rîmin kudretine îtimâdı tam olduğundan ailesini ıssız vâdiye götürmekten ve orada iskan etmekten endişe et medi. Onları Âmir-i hakîkinin emin olan eline tevdî eyle miş idi. O mekânda o zamanda Bey-i Şerîf mevcut de ğil idiyse de evvelden orda Adem -aleyhisselâm-'ın bi nâ ettiği Beyt-i Şerîf olduğunu ve kendisinin o Beyti tek rar binâ edeceğini ve kıyâmete kadar halkın ziyâretgâ- hı olacağını vahy-i İlâhî ile bildiği için, “Beyt-i Muhar- rem’in indinde zürriyetimden bazılarını iskan eyle dim.” demişti. Meyvelerle merzuk olmaları için duâsı, talebinin kabulü eseri olarak Mekke’ye her taraftan her nevi mey veler gelir. Hatta Mekke’de yaz kış her mevsimde mey veler bulunur. “Nâs’dan bir tâifenin kalbini buraya müteveccih kıl!” diyerek duâsının eseri olarak derhal Cürhüm taifesi geldiği gibi ehl-i îmânın kalbleri ilâ- yevm’il-kıyam o mekân-t mübâreke müteveccih oldu-

