Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hazret-i İbrâhim ve Babası / 51 İbrahim -aleyhisselâm- sonra ay'ı, daha sonra gü neşi gördü ve yıldızlar hakkında söylediklerini bunlar hakkında da söyledi. Onlar da batıp kaybolunca: “Eğer Rabbim beni doğru yola eriştirmezse şüphe siz ben de dalâlette kalan kavimden olurum. Ey Kav- mim! Sizin Allah'a şerik koşmakta olduğunuz şeylerden ben uzağım! Şüphesiz ki ben yüzümü yer ve gökleri ya ratan Zât’a çevirdim!" Hiç şüphe yoktur ki İbrâhim, kerîm olan Allah’a îmân etmiş ve O’na teslim olmuştur. O, dosdoğru bir yol olan İslâm dini üzeredir. İbrâhim -aleyhisselâm-’ın yolu nu beğenmeyen, nefsini bilmeyen sefih kimselerdir. Se- fâhet ise cehâlet demektir. Binâenaleyh her sefih câhil dir. Bu itibarla Allah’tan başkasına ibâdet eden nefsini bilmeyendir. Bu sebeple o, nefsini yaratan Allah’ı tanı mıyor demektir.30 30. Rûhu’l-Beyân Tefsiri, 1/160 31. KeşfüTHafâ Bir rivâyette de şöyle vârit olmuştur: “Kim nefsini bilir ise Allah’ı da bilir. "31 Bir habere göre Allah teâlâ Dâvud -aleyhisselâm-’a şöyle buyurmuştur: “Kendi nefsini zayıf, âciz ve fânî bil, beni de kuvvet li, kudretli ve bâkî bil.”

