Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 / Hazret-i İbrahim ------------------------------------------------------------------ Sonra da annesi oğlunun bütün söylediklerini ba basına haber verdi. Biraz sonra da babası Âzer oğlu nun yanına geldi. Bu sefer de İbrahim babasına aynı şeyleri sormağa başladı: - Ey babacığım benim Rabbim kimdir? -Annendir. - O halde annemin Rabbi kimdir? - Benim. - O halde senin Rabbin kimdir? - Nemrut, - Pekâlâ Nemrut’un Rabbi kimdir?. Bu suâle cevap veremeyen baba Âzer oğlu İbra him’e şiddetli bir tokat vurdu. Ve “Sus!” diyerek onu ko nuşmaktan menetti. Gece bütün karanlığı ile her yeri bürüyünce Hazret-i İbrâhim kalmakta olduğu mağaranın kapısına yaklaştı ve kayanın arasından bakınca gökteki yıldızları gördü, yer ve göklerin yaratılışını tefekkür etmeye başladı. Kendi kendine şöyle dedi: “Muhakkak ki beni yaratan, bana rızık veren, beni yediren ve içiren benim Rabbimdir. Benim ondan başka Rabbim yoktur.” Sonra göğe baktı, bir yıldız gördü ve “Benim Rab bim işte budurl” dedi. Ne zaman ki o yıldız battı, bu se fer de şöyle dedi: “Ben, batıp kaybolanları sevmem!”

