Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
130 / Hazrei-i İbrahim ---------------------------------------------------------------- çok ileri gittiler. Bir çanak dolusu kan getirdiler. Ellerini bu kana bulaştırıp: - Kanımız dökülmedikçe kimse bize tekaddüm edemez, diye yemin ettiler. . Bu cihetle buna 'vak’atü'd-dem’ denildi. Bu husu met hali dört-beş gün devam etti. Nihâyet Kureyş’in en yaşlısı olan Ebû Ümeyye bin Muğîre, Kureyş’in ileri ge lenlerini Mescid’de topladı. Orada ihtilâfı hal için şu tek lifte bulundu: - Muayyen bir vakitte Mescid’in Safâ kapısından her kim evvel girerse onu hakem tâyin edelim, dedi. Bu teklifi kabul ettiler. İşte o sırada li-hikmetullahi teâlâ hüsn-l tesâdüf olarak Rasûl-i Efham -sallallâhu aleyhi ve sellem- efen dimiz kapıdan içeri girmekle orada toplananlar hep bir ağızdan: - işte Muhammed'ül-Emîn girdi. Hepimiz hükmüne razıyız demişlerdi. Rasûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- yanları na gelince hakem olmasını arz ve rica ettiler. Rasûl-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem hazretleri kü çük yaştan beri kavm u aşîreti içerisinde beşerî hırslar dan berî, bütün ahlâkî faziletleri câmî olduğu için kavm u kabîlesi tarafından “El-Emîn” unvân-ı mefharetiyle izâfe edilmiştir. Fakat nübüvvetle ba’s olunduktan son ra küffâr-ı Kureyş Mûcizât-ı Nebeviye’yi inkâra cüret et tiler.

