Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Beytullah'ın İnşâsı / 129 Metâf-ı Şerif: Mâlum tavaf dairesidir ki, Kâbe’nin dört tarafını dâire şeklinde deverân eder. Makâm-ı Şerif-i İbrahim: Hazret-i İbrâhim’in Ka be’yi binada iskele makamında kullandığı taştır ki Kâ be’nin şark cihetindedir. Makâm-ı İbrahim bir adam bo yu demir sandık içinde olup sandığın üzeri gümüş lev halarla ve gâyet parlak pûşîdelerle kapatılıp örtülmüştür. Makâm-ı İbrâhim sandığının fevkinde ahşab bir kubbe yapılıp cihet-i şarkıyesinde bitişik yerde sakf ilâ ve kılınmıştır ki huccâc-ı kirâm İçin tavaftan sonra iki re kat tavaf namazını bu sakf-ı mübârek altında kılmak ef- taldir. Bu sakfın genişliği beş arşın sekiz parmaktır. Minber: Makâm-ı İbrâhim’in şimal cihetindedir.92 92. Mâder-i Dünyâ: Mekke-i Mükerreme emîri Şerif Abdulmuttalip’in hafidi Şerif Muhammed Sâdik. Hacer-i Esved Kureyş tarafından Kâbe’nin inşasında Hacer-i Es- ved’in yerine konması hususunda kabile reisleri arasın da çıkan ihtilâfın kanlı bir husûmete müncer olması mu hakkak idi. İşte o ihtilâfı Rasûlullah halletmiştir. Şöyle ki: Kâbe’nin inşâsında her kabîle kendilerine düşen kısmı yaptırıyordu. Kâbe’nin duvarı yükselip de Hacer-i Esved’i yerine koymak sırası gelince Kureyş’ten her ka bîle Hacer-i Esved’i yerine koymak şerefini kendileri ka zanmak istiyorlardı. Bu sûretle kabileler arasında şid detti münakaşalar zuhur etti. Hele Abd’üddâr oğulları

