Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
126 / Hazret-i İbrahim ---------------------------------------------------------------- betuliahın kuzey tarafında ve yarım duvar ile çevrili mümtaz olup iç tarafı nazarrubâ mermerle döşenmiştir. Hatîm-i Şerîf: Hatîm’in kavisli hatt-ı münevveri Rükn-i Irâkî’den Rükn-i Şâmî’ye kadar olup yirmi arşın dır. Ve iki kapısı olup duvarının yüksekliği üç ve kavsen uzunluğu otuz sekiz arşındır. Mîzâb-ı Kabe: Mîzâb-ı Rahmet-meâb-ı Kâbe, sâ- lif'üz-zikr. Rükn-i Irâkî ile Rükn-i Şâmî’nin arasında Dıl’-ı Kâbe’nin yukarısında ve Sakf-ı Şerifin bitişiğindedir ki buna Türkçe “Altın Oluk” derler. Hufre-i Mu’cin: Buraya Makâm-ı Cibrîl de denir. Bab-ı Muallâ Eikab-ı Kâbe ile Rükn-i Irâkî arasında vâ- kî bir çukurdur. Hazret-i İbrâhim Kâbe'yi binâ etmekle sarfeylediği çamuru bu çukurda yapmış ve namaz İslâm’a farz oldu ğu zaman Fahr-i rîsâlet hazretleri en evvel burada na maz kılmıştır. Şadırvan: Kâbe-i Muazzama duvarlarının zemine bitişik olan çıkıntılarına denir. Bu çıkıntıların üzerindeki halkalardan sitâre-i şerîfe (şerefli Kâbe örtüsü) bağlıdır. Sitâre-i Şerîfe: Kâbe örtüsü denilen pûşîde-i letâ- fet-resîdenin ismidir. Bu sitâre siyah ibrişimden men- sucdur. Üzerindeki dâire dâire yazılar siyah ibrişim ile ve hattı celî ile yazılmadır. Sitârenin üzerindeki yazılar; 4JI 'J^ 1^. lllf Sil ¿1^ &r SJİ- ¿1 lafz-ı celîlinden ibârettir.

