Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
124 / Hazret-i İbrahim haten îşâret buyurulduğu üzere ebabil kuşlan tarafın dan itlaf edilmişti. Bi’set-i nebeviyelerinden evvel Fahr-i Risâlet -sal- lallâhu aleyhi ve sellem- efendimiz 35 yaşlarında iken, büyük bir selin hücumundan Kâbe-i muazzama harap olduğundan yeniden yapılmıştı. Abdullah ibn-i Zübeyr’in hilâfeti zamanında “Hıcr” denilen kuzey duvarı binânın içine almak için yıkılmış ve yeniden inşâ olunmuştur. Haccâc-ı Zâlim, Mekke-i Mükerreme’yi muhâsara ettiği zaman mancınık ile yıktığından Hıcr'ı hâriçte bı rakmak üzere dördüncü defâ inşâ eylemiştir ki bugün kâim olan binâ budur. Beyt-i Atîk-i Hûda’ya Kâbe denilmesinin sebebi, bir rivayette müka’ab (küp şeklinde) olmasından, bir rivâyet- te de mürtefi’ul-binâ -yüksek yapılı- bulunmasındandtr. Beytullah, tavaf zemininden İtibaren 27 arşın bir parmak yükseklikte olup bir köşesine Rükn-i Hacer’il- Esved, bir köşesine Rükn-i Yemânî, bir köşesine Rükn-i Şâmî ve bir köşesine Rükn-i Irâkî denir. Rükn-i Hacer'il-Esved’den Rükn-i Irâkî’ye kadar 32 arşın, Rükn-i Yemâni'den Rükn-i Şâmi’ye 31 arşın uzunlukta, Rükn-i Yemâni’den Rükn-i Hacer’i-Esved’e kadar 20 arşın Rükn-i Irâkî’den Rükn-i Şâmi’ye kadar 20 arşın genişliğindedir. Kâbetullah’ın kuzey duvarı ile batı tarafında birer kapı var ise de garbtaki kapı mesdûddur (kapalıdır).

