Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
----------------- ■-------------------------------------------- Beytullah'ın İnşâsı / 121 Babam bana seni hoş tutmamı ve iyi geçinmemi emrey- lemiştir, dedi. Sonra İbrâhim -aleyhisselâm- yine bir müddet daha oğlundan ve âilesinden uzakta yaşadı. Ondan sonra Mekke’ye geldi. O sırada ismâil -aleyhisselâm- Zem zem kuyusunun yakınında okunu yontup düzeltmekte idi. İsmâil -aleyhisselâm-, babasını görünce hemen kal kıp babasına karşı vardı. Uzun zaman mütehassir olan bir babanın oğlunu, oğlunun da babasını görmesi ile hemen karşılaşıp has retle sarıldılar. İsmâil, babasının elini öptü. İbrâhim de oğlunun yüzünden gözünden öptü. İbrâhim, oğluna: - Ey İsmâil, Allah teâlâ bana muazzam bir iş emret ti dedi. İsmâil -aleyhisselâm- da: - Babacığım, ne emrettiyse onu yerine getir, dedi. İbrâhim -aleyhisselâm-: - Fakat bu işte bana yardım edeceksin, dedi. İsmâ il -aleyhisselâm-: - Babacığım ben sana her veçhile yardım ederim, dedi. İbrâhim -aleyhisselâm-: - Allah teâlâ, bir “Beyt" yapmamı emretti. Yüksek çe bir tepeye işâret eyledi. İbrâhim ve İsmâil -aleyhimesselâm- işte orada Kâ- be’nin esasını kurup duvarını yapmağa başladılar. İs mâil taş getirir, İbrâhim de binâ ederdi. Nihâyet Beyt'in binâsı ilerleyip duvarları yükseldikte ismâil -aleyhisse lâm- bugün ziyâret edilen mâlum taşı getirdi. İbrâhim -

