Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
120 / Hazret-i İbrahim "İbrâhim -aleyhisselâm- zamanında Mekke civânn- da hububat mütearref değildi. Av etiyle gıdalanılirdi. Eğer o tarihte onlarda hububat malum olsaydı, İbrâhim -aleyhisselâm- hububat hakkında da duâ ederdi." İbn-i Abbas der ki: İbrâhim -aleyhisselâm-’ın bu duâsı bereketiyledir ki, et ile su Mekke'den başka yerlerde (o sıcak muhitte) Mekke’deki kadar hiçbir kimsenin sıhhatine muvâfık düşmez. İbn-i Abbas rivâyetine devamla: İbrâhim -aleyhisselâm- oğlunun hanımına: - Kocan geldiğinde selâm söyle, kapısının eşiğini güzel tutsun, dedi. Sonra da Şam’a döndü. İsmâil -aleyhisselâm- eve geldiğinde: - Evimize gelen oldu mu, diye sordu. Karısı da: - Evet, güzel yüzlü bir ihtiyar geldi, diye İbrâhim -aleyhisselâm-’ı medh u sena etti. Seni sordu, ben de, rızkımızı tedârik etmeye gitti, dedim. Geçiminiz nasıldır, dedi, ben de, hayır ve saâdet içindeyiz, dedim. Sonra İsmâil -aleyhisselâm-: - Sana bir şey vasiyet etti mi, diye sordu. Karısı: - Evet o muhterem ihtiyar sana selâm söyledi. Ka pısının eşiğini iyi tutsun, diye emreyledi. Bunun üzerine İsmâil -aleyhisselâm- haremine: - İşte o babamdır. Sen de evimizin şerefli eşiğisin.

