Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
--------------------:--------------------------------- -— Busrâ'nın Fethi / 103 manlar mensub oldukları din uğrunda fedây-ı cân etmeyi kendilerine büyük bir şeref bilirler, iş sizin bildiğiniz gibi değil” dedi ise de Rumi ar dinlemeyerek oniki bin kişiden mürekkeb bir ordu ile harbe hazırlandı. Rumas: “Telâş etmeyiniz! Bir kere büyüklerinden maksadlarını anlayalım” diye atını ileri sürdü. Mukaddemetü'l-Ceyş emiri Şurahbil de: - Busrâ’nın meliki Rumas sen misin? Rumas: - Evet Şam havalisini titreten Rumas benim. Şurahbil: - Burası imtihan meydanıdır. Sonra belli olur. Şimdi ne söyleyecek isen söyle. Rumas: - Buraya ne için geldiniz? Şurahbil: - Allah’ın kullarını hak dine dâvete geldik. Rumas, cenâb-ı Peygamberin evsâf-ı cemilesinden suâl ederek Şurahbil muhtasaran ahlâk-ı Muhammedîy- yeyi -sallallahu aleyhi ve sellem- anlatdıkça Rumas’ın kalbinde nûr-i hidâyet uyanmaya başladı. “Aman yâ Şurahbil! Evsâf-ı Rasûlullah kalbimi yakıyor" dedi. Bunun üzerine Rumas dönüp ordusundaki askerlere hitaben: -“Arkadaşlar Müslümanların sözleri doğrudur. Mak- sadları para almak değil; bizi küfürden kurtararak tarîk-i hidâyete çağırıyorlar. Evvelce de söylemişdim ki bun ların hak peygamberi gelecek, bu âlî dini kabul edenler felâh bulacaklar. Hem de Müslüman askerlerin bu kadar adilane muâmelelerine karşı bizim harb etmemiz muvâ- ı

