Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Hâlid Bin Velîd (r.a) / 15 RasûFullah -sallallahu aleyhi ve seilem- Efendimiz harbe başlamazdan evvel düşmanın taarruzu melhûz olan mevkie Abdullah bin Cübeyr kumandasında elli kadar kemankeşe, galib gelsek de mağlub olsak da emir olmadıkça- buradan ayrılmayın diye emir buyur muş olduğu halde ilk galebe başgösterdiğinde mâl- i ganimet için oradan ayrılmaları bozgunluğa sebeb olmuş ve oradan ayrılanlar hemen kamilen şehid ol muşlardı. Bir de Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Medine'de kalıb tedafüi ve tehaffuzî harbi tensib buyurduğu halde ashâb-ı kiramdan bazıları: “Eğer dışarı çıkmaz isek düşman bizim zaafımıza ve korkaklığımıza hamlederek şımarır" dediler. Ayrıca bazı gençlerde: “Biz “Bedir” harbinde bulunmadığımızdan mütees siriz! “Ya Rasûlallah! Allah’dan bugünü isterdik, bizleri dışarı çıkar, düşmanlarımızla göğüs göğüse cenk edelim” dediler. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem Efendimiz birbiri üzeri ne iki zırh giydi ve kılıncı kuşanıp onlar ile beraber hücre-i saadetden dışarı çıktı. Ensâr’ın ulusu ve kabile reisi olan Sa'd İbn-i Muâz, Üseyyid bin Hudayr-radıyallahu anhüma-: “Siz Rasûlullah’ı istemeyerek çıkmağa mecbur etti niz. İşi ona bırakmalı idiniz. Ona vahiy gelir ve işin muk- tezasını o sizden âlâ bilir” diye onları tevbih eyleyince onlar da nadim olarak:

