Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
16 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) “Ya Rasûlallah biz senin emrine muhâlefet etmeyiz, dilediğini işle” dedilerse de: Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: “Bir Peygambere silâhlandıkdan sonra cenk etme den dönmek yakışmaz" diye buyurarak “Uhud” dağına doğru azîmet buyurmuşlardı. Halbuki askerliğin en mühim vazifesi, harekât-ı har- biyyede serasker kim ise onun emrine tamâmiyle itâat etmek ve onun re’y ü tedbirine aslâ karışmamakdır. İşte bu gibi hata yüzünden Hak Teâiâ Hazretleri Müslüman- lara intibah ve terbiye olmak üzere pek acı olan bu Uhud harbini yetmiş kadar şehid vererek Müslümanların mağ lubiyetiyle neticelendirmişdi.3 3. Daha fazla bilgi için bfa. Ramazanoğlu Mahmud Sami, UHUD GAZVESİ İstanbul 1980 Erkam Yayınları. (Naşir) Vakta ki tevfîk-ı İlâhî ile “Hudeybiye” musâlehası ak dedildi, o zaman tarafeyn birbirleriyle serbestçe görüşme ye başladılar. Arablar Sultân-ı Enbiyâ -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretlerinin mucizât-ı bâhirelerini ve din-i İslâm'ın muhsinat ve mezâyây-ı âlîyesini görürler ve meclis-i saâdetine gelip istifâde ederler ve huzûr-ı şeref-İ nübüvvetlerinde ferahyab olurlardı. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’i bilmeyen bir kimse bağteten görse kendisini mehâbet alırdı. Mübârek vechinde nûr-ı melâhat lemeân ederdi. Sözünde letâfet, lisanında fevkalâde talâkat ve belâğat vardı. Misli yaradılmamış vücûd-ı mübareklerindeki tenâ- süb-i âzâ, güzellik, hilim ve tevâzu ile ahlâk-ı cemîlele-

