Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Busrâ'mn Fethi / 107 yorlar. Geliniz Müslüman olalım yahud hakkımızda hayırlı olan sulhü ıhtiyâr edelim. Keşişler: - Haydi git. Sende aslâ hamiyyet kalmamış. Öyle âdî elbiseli, yırtık çadırlı Arabların sözüne mi kandın? Rumas: - Ciddî söylüyorum ki necâbetle meziyyet, sırmalı esvâbla müzeyyen çadırlarda değildir. Sâfî vicdân ve adâletdedir. Böyle arızî şeylerle kendimizi aldatmayalım! Keşişler: -Anladık sen askere havf ve telâş vereceksin. He men şimdi git kal'ada âilenle mahbussun. Rumas’ın mahbûsiyetinden sonra ümerâ toplanarak imparator tarafından gönderilmiş general Dorihan’ın ya nına geldiler, merkuma hitaben; Sen bizim büyük generalimizsin. Bugün asker bir işâretinize bakıyor. Haydi Arablara celâdetimizi göster, dediler. Kulakları velvele-i tekbiri işitmemiş ve daha ciddî bir mücâhid kılıncı darbesini yememiş olan Dorihan kulak kabartarak ümerâya döndü. Ve: - “Yarın satvet-i milliyemizi şanlı bir galebe ile isbât edeceğim. Mâyesi bozuk olan Rumas gibi hâin bir ku mandanın dünkü hileli mağlûbiyetini ciddî bir gâlibiyete çevireceğim” dedi. Şafak atmış ve güneşin zıyâsı asâkir-i İslâmiyyenin nâsiye-İ bahâdırânelerine aksetmişdi. İki taraf da dehşetli bir halde ölüme hazırlanmış idiler.

