Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
106 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) - Müslümanların seyyidi sen misin? Hz. Hâlid: - Evet bu ordunun emîri benim. Sizi insafa, îmâna dâvet etmek üzere geldim. Maksadım i’lây-ı kelimetul- lahdır. Rumas: - Evetl Ben kitablarımızda peygamberinizin evsâfını okumuşdum. Sizin üzerinize Allah için cihâd farz olduğu nu bilirim. Her ne söylesen doğrudur. Hz. Hâlid: - O halde niçin Müslüman olmuyorsun? Rumas. - Ya emîr, bilmiş ol kİ ben muvahhidim. Fakat kav- mimin levmi ve hakkımda gösterdikleri tecâvüzat izhar-ı dine mâni oluyor. Şimdi gidip bir daha nasihat edeceğim. Her bir tehlikeyi gözüme aldım. Hz. Hâlid: - Doğrudan doğruya olmaz. Hakkında vahim netice hâsıl olur. Böyle görüşdüğümüzü anlamasınlar. Evvelâ bir mübâreze edelim. Sen kendini mağlûb göster. Askerin içerisine firar et, o vakit belli olmaz, dedi. Bunun üzerine iki mübâriz sûretâ çarpışdıkdan sonra general Rumas orduya ric’at etti. Rumas'ın firarını gören Rumlar, Rumas’a: - Sen bu ana kadar hiç bir pehlivanın önünde sa- vuşduğun yok idi. Bu gün firarına sebeb nedir? Çabuk söyle. Rumas: - (Gayret-i islâmiyesi galeyana gelerek) Müslüman ların bir hak peygamberi ba’s olunacakdır. Kitabımız yazıyor. Bunlar ehl-ü lyâl ve ırz düşmanı ve altın gümüş tâlibi değildir. Bizi âhir-zaman nebisinin dinine davet edi-

