Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
102 / Hazret-i Ebû Bekir Serini beyan ile i’tizar edip taraf-ı halifeden i’tizarları ka bul buyurulmuş ve aradaki bürûdet külliyen bertaraf ol muştur. Yine Ebû Ubeyde der ki: Bâdehu Ali, istizan ile kalktı. Ömer -radıyallahu anh- ikrâmen onu teşyî ederken Hazreti Ali dedi ki: - “Şimdiye kadar gelmeyişim sâhibinizi kabul etme diğimden ve şimdi gelişim korktuğumdan değildir. Ben sözümü ciddi söylerim. Gözümün gördüğü ve ayağımın bastığı, yayımın çekildiği ve okumun düştüğü yeri bili rim. Lâkin belâ üzerine gelen belâ hakkında Allah’a î’ti- mâden atımın gemini tuttum." Bela üzerine belâ, irtihali Nebeviden sonra, cemâ atimizin hâli mâlûm. Biz bir kavmiz ki çakmağı çakar isek âteş çıkarırız. Kuyuya iner isek kovayı kandıracak kadar su doldururuz ve vurur isek kanatırız. Diker isek ıslâh ederiz. Senin darb-ı mesellerini işittim. İstesem ben senin sözlerin üzerine bir takım sözler söylerdim ki, işittiğine de, söylediğine de pişman olurdun. Demişsin ki: - "Rasûlullah’ın firâkı beni çarptı. Onun için bu evin bucağında oturdum. Rasûlullah’ın firâkı yalnız seni mi çarptı? Onunla musâb olanın hâli bundan ağır ve a’zamdır. Zira rabtı olmayan sözler ile cemâate tefrika vermemek ve neti cesinde şeytanın mekrinden havi olunan ahvalde ihti yat eylemek dahi musibete dûçâr olan zâtın vezâifin- dendir.

