Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Sunuş / 9 sıhhat ve san’at düzeni, huzur ve baka duygusudur. Hakk'ın hayâtın ve bakâ’nın dîni olan İslâmiyyet, cidden lâyıkıyla tatbik edildiği vakit insanoğlunu aradığı huzûra kavuşturuyor. Târihte, fethedilen kıt’alar, yaşanan devir ler, kurulan medeniyyet ve san’atlar, bunun şâhididirler. Hz. Ebû Bekir Sıddîk, İslâm siyâsetini lâyıkıyle yü rütenlerin başında gelir. Onun zamanında, tefrikalar bertaraf edilmiş, münâfıklar sindirilmiş, kötüler susturul muş, fitneler bastırılmıştır. Bu husustaki dirâyeti, ileriyi görmekteki firâseti, ahkâmı tatbikteki icrââtı, hizmete kendini vermekteki ferâgatı dillere destandır. Hele Pey gamber-! Zîşân’a, hicrette yâr-ı ğârı olarak gösterdiği sadâkat ve metânet ve o en tehlikeli andaki tesiimiyyet ve yine o anda aldığı mâ’nevî emânet, dünyâ durdukça nâmını rahmetle yâd etmeye yetmiştir. Bu kitapta göreceğimiz vak’alar, haller ve konuş malar, bugünkü mü'minlere ve hattâ “İslâm devletleri" nin “Hükümet Ricali” ne ışık tutacak; örnek olacak ma hiyettedirler. O zamanki vasat, dünyanın hiç bir yerinde görül memiş tarzda bozuktu. Cehâlet, atâlet, rezâlet, sefâhet, irtidât, zulüm, cinâyet ve vahşet ortayı almıştı. Bu durum karşısında siyâsi önder olarak “Sıddîk-ı Ekber" in gösterdiği celâdet ve İslâmî esasları oturt maktaki cesâret ve iş-bilirlikteki fetânet, bütün kötülük leri bertaraf etmiş; cümlenin memnun olacağı gerçek âdil ve mes’ud nizâmı yeniden kurmuştur. Bu kitap, hâlis niyyetli, müsbet düşünceli her sınıf

