Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
8 / Hazret-İ Ebû Bekir Büyük insanlar, hayırlı ve büyük işlerde muvaffak olan insanlardır. Hazreti Ebû Bekir bunlardan biridir. Dünya tarihinde en büyük iş, İslâmın zuhûfudur. Bu zuhûrla Hakk, hakkıyla bilindi ve âdemoğlu huzura erdi. İslâm’ın ilk intişârında, Hak elçisi’nin yanından hiç ayrıl mayan “Yâr-ı Gân” diye anılan Ebû Bekir Sıddîk’dır. O, Peygamber'e ve İslâm’a, kalbiyle, canıyla, malıyla ve bütün kudret ve imkânlarıyla yardımda bulunduğu gibi, İslâm ve insanlık uğruna -Hak Resulünden sonra- en büyük fedâkârlığı ihtiyâr etmiştir. Bunun içindir ki - in sanlık âleminde- nebilerden sonra en yüksek inşan ola rak tanınır. Bu yükseklik onun hayatı boyunca devam etmiş, İlâhî vahye mazhar olmadığı halde, Hak yolundaki sa dâkati ve güzel ahlâktaki sebâtı, onu "Sıddîklık" dere cesine erdirmiştir. Öyle ki, devrinde, siyâsi hayatında bir sene vardır; insanlardan bir şikâyet vâki olmamıştır. Hâkimler boş, hapishaneler açık kalmıştır. Cihan tarihinde bu sene tekdir. Ve bunun yegâne âmili Hazreti Ebû Bekir Sıd- dîk’dır. İnsanlık için İslâmın lüzûmunu cân u gönülden tak dir eden Hazret-i Sıddîk devrinde İslâmın intişârı de vam etti. Hattâ o buna hız vermek imkânını buldu. Bu hal büyük düzen ve huzur sağladı. İslâm nazarında dîni, dünyadan ayırmak mümkün değildir; zira İslâm, Hakk ve hakîkat imânı, selâmet il mi, ferd, cem’iyyet, hukuk ve ahlâk nizâmı, iktisad,

