Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
198 / Hazret-i Ebû Bekir Nazar-ı rahmet: Acıma, esir geme, gözü ile bakma. Nazır: Benzer, eş Nefh: Üfürme, üfleme. Nezd: Yan, kat, göre, nazarın da, fikrince. Nezih: Temiz, pak. Nısf-ı âhir: Son kısım Nidâ: Çağırma, bağırma, ses lenme. Nisyân: Unutma. Nitak: Kuşak Nusret: Yardım, Allah’ın yardı mı, başarı, üstünlük Nübüvvetpenâh: Peygamber, nebi Nüfûz: İçe geçme, sözü geç me, sözü dinlenme. Peder-i mihribâni: Baba sev gisi Peder-i mükerrem: Sevgili, aziz, kıymetli baba. Pesendîde: Beğenilmişlik, se çilmiş. Peyda: Meydanda, açıkta Pinhân: Gizli, hafi. Rabıta: ¡ki şeyi birbirine bağla yan şey, bağ, bağlılık. Rabt-ı kalb: Gönül bağlama. Râğıb: İstekli, isteyen Râhile: Yük devesi, yük hayva nı. Rakikü’l-kalb: Kalbi yufka, çok merhametli. Ravza-i mutahhara: Hz. Mu- hammed (s.a.v.)’in kabri Râzî: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen. Re’s: Baş, kafa Re’y: Görme, görüş. Recâ': istekli, isteyen. Refâkat: Arkadaşlık, yoldaşlık. Refî’: Yüksek, yüce. Refik-can feda: Arkadaşı için canını feda etme. Reva: Yakışır, uygun, yerinde. Rıfk: Yumuşaklık, yavaşlık, tat lılık. Rical: Erkekler, belli mevki sa hibi kimseler. Ridâ’: Hırka, dervişlerin, omuzlarına attıkları post. Rikkat-engiz: Acıklı, dokunaklı Risaletpenâhi: Hz. Muham- med (s.a.v.) Riyaset: Reislik, başlık, baş kanlık. Ruesâ: Reisler, başkanlar Rufekâ: Arkadaşlar. Rühnüvâz: Ruh okşayan, ruhu dinlendiren Sa’y: Çabalama, gayret etmek.

