Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
134 / Hazret-i Ebû Bekir isterdim. Fakat ne zaman gitsem benden evvel birinin uğrayıp, ona lâzım olan her şeyi yapmış olduğunu gö rürdüm. Bir gün merak ettim. Acaba her gün bu sevabı işleyen kimdir, dedim ve çok erkenden bu kadına uğra dım. Bir de ne göreyim bu sevabı kazanmakta olan zat Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh- imiş.” Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh-’ın mühim faziletle rinden biri de “diyânetperverliğidir”. Hz. Ebû Bekir’in ai le hayatı son derece temiz ve nezih idi. Hz. Ebû Bekir'in evi her zaman misafirlere açık idi. “Ashab-ı Suffa’’ her gün oraya giderler ve ikram olunurlardı. Son derece de sade yaşar, maişetini ticaretle temin ederdi. Nitekim -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin ir- tihali senesi içinde Busrâ’ya kadar gitmiş ve mallarını satmıştır. Medine etrafında Hayber’de, Bahreyn’de ara zisi vardı. Hz. Ali -kerremallahu vecheh- diyor ki: - “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimi zin halifesi Ebû Bekir Sıddîk radıyallahu anh-’a bu men zileye varıp bizi geçmeye muvaffak olduğun bu azîm dereceyi ne ile kazandın?” diye sordum. Hz. Ebû Bekir dedi ki: - Beş şey ile: 1- İnsanları iki kısım gördüm. Kimisi dünyayı ister, kimisi ahireti ister. Ben ise Mevlâ’yı tercih ettim.

