Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
74 / Hazret-i Aii - iki sûretden birini ihtiyâr etmelisin; ya bir demiri kızdırıp yaranın üzerine koymalı, yahud sana bir şerbet içirmeliyim ki, bu zehri alsın. Lâkin ondan sonra evlâdın olmaz, dedi. Muaviye: - Ben ateşe dayanamam. Oğullarım Yezid ile Ab dullah bana yetişir, dedi. Tabib Saîdi ona şerbet içirdi. Yarası iyi oldu. Fakat sonra evlâdı olmadı. & ibn-i Mülcem, Mısırlı idi. Kûfe'ye gelip Havârİc’den yoldaşlarıyla görüşdü ise de sırrını söylemedi. Fakat Nehrevan’da kocası ve kardeşi katlolunmuş güzel bir kadın vardı, ibn-i Mülcem onu görünce onunla evlen meğe rağbet göstermiş, o kadın da Ali -radıyallahu anh- ’in katlini şart koşmuş, ibn-i Mülcem de: - Vallahi ben buraya ancak onun için geldim. Dedi ğin olsun, dedi. O karı da ona muâvenet için akrabasın dan Verdan namında birini katmış, bu yolda muavenet için Şebib namında birinin zihnini çalmış. Üçü birleşip Ramazan’ın yirmi yedinci gecesini beklemişler, fakat Eş’as bin Kays’ın bu sırra vakıf olduğu vaz’ıyyetinden şöylece anlaşılıyor. Çünkü o gece ibn-i Mülcem, Eş’as bin Kays ile musâhabet eyleyip seher vakti onun yanın- 41 41. Küfe ricâlinden olan Eş’as bin Kays, Haşan -radıyallahu anh-’i zehirleyen, Hazret-i Hasan’ın zevcesi Ca'de’nin babasıdır. Hazret-i Ali'yi tahkime mecbûr eden rüesâdan olduğu halde sonra tahkimin feshine kıyam eden Havâric gürûhuna karıştı. Sonra Hazret-i Hasan'a bey’at eyledi. Çok geçmeden fevt oldu.

