Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
32 / Hazret-i Ali dimiz’in Nübüvvet alâmetlerinden en açık bir mucizesi rivâyet olunmuştur.11 11. Tecrid-i Sarih Tere, 10/227-229 Muharebe esnasında Medine-i Münevvere'nin et rafına hendek kazılı bulunduğundan iki ordu birbiriyle çarpışmayıp ok atışmakta idiler. Fakat Amr ibn-i Abdud ve ikrime bin Ebû Cehil ve Hübeyre bin Ebî Vehb ve Nevfel bin Abdullah ibn-i Mu- ğıyre ile Hazret-i Ömer’in biraderi Dırar ibn-i Hattab ve Mirdas bin Muharib atlarını zorlayıb hendeğin dar bir mahallinden Medine’nin içine atladılar. Bunlardan Amr bin Abdud arkadaşlarından ayrılıp atını ileri sürerek er diledi. Amr pek çok vakâlar görüp geçirmiş, yalnız başına nice cemiyyetleri dağıtmış, ak ranı yok bir bahadır ve silahşörlükde mâhir bir süvâriy- di. Arab kabileleri Amr’ı bir bölük süvâriye mukabil tu tarlardı. Onunla döğüşmek, arslan ile pençeleşmek gibi olduğundan buna karşı kimse cesaret edip varmağa rağbet edemedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in arslanı Hazret-i Ali: -Ona karşı ben çıkarım yâ Rasûiallah! dediğinde Resûl-i Ekrem: - “Sen dur yâ Ali, gelen Amr’dır" diye buyurdu. Amr tekrar ehl-i İslâm’a meydan okudu: - “İçinizde mübarezeye çıkacak er yok mudur? Ha ni sizin Ölünüze tayin ettiğiniz cennet nerede?” dedi.

