Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
118/ Hazret-i Ali - Nasıl medhetmeyeyim ki, hak üzere elimi keserek beni cehennem ateşinden kurtardı, dedi. Selmân-ı Fârisi, siyâhî kölenin verdiği cevâbı Haz ret-i Ali’ye haber verdi. Emîr -radıyallahu anh- siyâhi kö leyi çağırttı. Kesik elini bileğinin üzerine koydu. Bir mendil ile örtüp duâ buyurdu. Gökten bir ses işitildi. Emîr’e “Örtüyü kaldır!” diyordu. Hazret-i Ali örtüyü kal dırdı. Hak Teâlâ’nın izniyle eli eski hâline geldi. Hazret-i Ali’de İlim ve İrfan ** İmâm Müstağfiri -rahmetullahi aleyh- ‘‘Delâilü’n- Nübüvve" adlı kitâbında yazmıştır: Rûm Kayseri, Emî- rü’l-mü'minîn Ömer -radıyallahu anh- zamanında birta kım suâlleri yazıp gönderdi. Suâller “Delâilû’n-Nübüv- ve”de yazılıdır. Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- suâlle ri okuyup, Hazret-i Ali’ye verdi. Hazret-i Ali suâlleri oku yup kâğıt kalem istedi. Cevâbları yazıp Kayserin elçisi ne verdi. Elçi bu cevabları kim yazdı? dedi. Hazret-i Ömer, Rasûlullah’ın dâmâdı, dostu ve amcasının oğlu yazdı, cevâbını verdi. Bir kısım yahûdiler gelip: - Ey müslümanlar! Size ne oldu. Böyle kısa zaman da birbirinizle muhârebeye başladınız? diye sordukları söylenir. Hazret-i Ali: - Ey Yahûdiler! Size ne oldu ki, henüz ayaklarınız denizin ıslaklığından kurumadan, “Yâ Mûsâ! Başkaları nın ilâhları göründüğü gibi bize de ilâhını göster” dedi niz, diye cevâb verince yahûdiler bir şey diyecek hâlle ri kalmayıp gittiler.

