Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
106 / Hazret-i A!i Bir de birtakım te’vilâta müsâid olacak akidlerde bulunma. Tekid ve tesvîk ettiğin bir akdi nakz için sakın kelâmın gizli delâletlerinden istifadeye kalkışma. Al lah'ın ahdi îcâbı girmiş olduğun bir işin darlığı, zorluğu, haksız yere onu tevsiine sevketmesin. Zira genişleye ceğini ve sonunun iyi olacağını umduğun bir darlığa ta hammül, senin için elbette günahından çekindiğin dün yada ve ahırette cezây-ı İlâhîden halâs imkânı olmadı ğını bildiğin bir hıyânetten daha ehvendir. Sonra kandan ve onu haksız yere dökmekten son derece sakın. Çünkü haksız yere kan dökmek kadar fe lâketi câlib, onun kadar mesûliyyeti büyük, onun kadar nimetin zevâlini, devletin izmihlalini hızlandıran, bir şey yoktur. Allah Zülcelâl kıyâmet günü kulları arasında hükmünü verirken; hesâba, döktükleri kanlardan başla yacak. Sakın dökülmesi yasaklanmış bir kanı dökerek saltanatını kuvvetlendirmek sevdâsına kapılma! Zirâ bu hareket onu za’fa düşürecek, zevâle erdirecek, başka ellere geçirecek sebeblerdir. Hele teammüden îka' ede ceğin bir kati için ne Allah’ın indinde, ne benim indimde hiçbir özür makbul olamaz. Çünkü bedenen kısas la zımdır. Şayed bir kazaya uğrarsan, te’dib ederken kır bacın, yahud kılıncın, yahud elin ifrata varırsa -zira o zaman yumruk yahud biraz daha fazlası ölümü intâc eder- sakın sahib olduğun nüfuza güvenerek maktulün velilerine haklarını vermeyeyim, demeğe kalkışma! Bir de sakın kendini beğenme! Sakın nefsinin sana hoş gelen yönlerine güvenme! Sakın yüzüne karşı medholunmayı isteme! Zira iyilerin ne kadar iyiliği var sa hepsini mahvetmek için şeytanın elindeki fırsatların en sağlamı budur.

