Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÛSÎ DÎVÂNI XVI 1. Pek şiddetlidir Zebânî’nin gelişi Ateşten topuzu bir bir vuruşu Pek acıdır o Zakkum’un yemişi Geçmez boğazından zor düşünmen mi 107 108 2. Zebânî’nin yüz üstüne çekmesi Biner biner Cehennem’e dökmesi Yılanın akrebin teni sokması Her şiddetten zor düşünmen mi 3. Tenlerin bir yandan yanıp bitmesi Mâlik’in tamuya küffâr atması Kanlan irine bir bir katması Ol mâ-i hamimi sen düşünmen mi 109 107. CehennemJik’leri Cehennem’e atmakla görevli melek. Zebânflere Cehennem’deki vazifeleri esnasında, Cehennem ateşi zarar ver mez. Bu tıpkı denizin, balığa zararlı olmaması gibidir. (D.S.) 108. Cehennem’de yetişen bir ağaç. 109. Cehennem meleklerinin en büyüğü, âmiri, bekçisi. Allahü teâlâ Kur’ân-ı Kerîm'de meâlen buyurdu ki: Muhakkak ki kâfirler, Cehennem azabında devamlı kalacaklar dır. Kendilerinden o azâb hafifletilmez. Onlar bunun için (kurtul maktan) ümidi kesmişlerdir. Biz onlara zulüm etmedik, fakat kendileri zâlim idiler. (Mâlik’e şöyle) çağrışıyorlar: Ey Mâlik! (İs te de) Rabbin bizi öldürsün, (azâbdan kurtulalın).) Mâlik de; “Siz (azâb içinde) kalacaksınız." der. (Zuhrûf süresi: 74-77) Cehennem’e atılan kâfirler, orada ayakları boyunlarına bağlı, gü nâhtan yüzleri kararmış bir hâlde; feryâd ve figân ederler ve; “Ey Mâlik cezâmızı bulduk. Bu ateşten bukağılar (ayak bağları) bize ağır geldi ve derilerimiz eriyip aktı. Ne olur bizi buradan çıkarın. Biz bir daha isyân etmeyiz.” derler. Mâlik de; “Kurtuluş ümidle- ri geçti. Sîz buradan daha çıkamazsınız. Sesinizi kesin ve konuş- 104

