Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÜSİ DİVÂNI XV 1. îlel-i kalbimin hüznü firakın âh u zarından [17J Kanamaz kalbimin batnı visalin aşk u şevkinden 2. Teferruât-ı edviyye şifâ verir derünuma Latifin lutfunun gayri, safâ gelmez sivâsından 3. Beka mülke nihâyet yok ki ondan sormak olamaz Makâm-ı müşâhede gören ma’sum olur seyyiâttan 4. Fenâfillah, bekabillah95 sırrına ermiş O şey’en-lillah Ki vahdet96 nuruna ermiş ma’lûm olmaz mahfiyâttan 95. Fena, yokluk, hiçlik. Kulun fiilini görmemesi hali. Allahü teâlâ- dan başkasını unutan, bunların sevgisinden kurtulan kimse. Dînin emirlerini en iyi şekilde yaparak süslenmek, ibâdetleri yap makta ve yasaklardan kaçmakta kolaylık hâsıl olması; nefsin fâ ni olmasına bağlıdır. Bu da ancak, Ehl-i sünnet âlimlerini sev mek ve onların muhabbetini (sevgisini) kazanmakla olur. Bekâ, kalıcı olma. Kötü huy ve davranışların yok olması fenâ, yerlerini güzel huyların alması bekadır. Kulun kendi vasıflarından çıkma sı fenâ, Allah’ın vasıflarıyla süslenmesi bekâdır. (T.T.S) 96. Vahdet, birlik demek olup, hakîki anlamda bir olan Hak'tır. Vah- det-i kusûd, kulun isteğinin Hakk’m isteği ile.bir ve aynı olması. Vahdet-i şuhûd, kulun her şeyde Allah’ın tecellîlerini görmesi. Vahdet-i vücûd, Allah’tan başka varlık olmadığının idrak ve şu uruna sahib olmak. (D.S.) 98

