Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ŞEYH MUSTAFA HULUSİ EFENDİ (K.S.) şeriatın zahirini ve sınırlarını gözetmeni öğütlerim. Hevân- la olan büyük cihada sarıl. Çünkü sen nefsine karşı bu ci hadı yaptığında, düşman karşısında, -öldüğünde Rableri tarafından rızıklanan, yaşayan şehîdlerden olacaksın- di ğer cihadı kolaylıkla yaparsın. Allah yolunda bir ok atmak için çabala. İmkanın ölçüsünde mücâhidleri -şayet mücâ- hid değilsen- bir lokma ile de olsa teçhiz et. Gazilerin ge ride bıraktıkları ailelerine arka çık. Savaşmıyorsan vicdanı na savaşı telkin et. Hem savaşmıyor hem de kendini sava şa hazırlamıyorsan nifakın yedi çeşidinden biri üzeresin, bilmiş ol!” Şeyh-i Ekber, velîleri tasnif ederken “Kimisi gezgindir, kimisi Allah uğrunda cihad eder. Büyük mücâhid el-Celâ ile karşılaştım. O düşman toprağında yirmi yıl savaştı.” demiş tir.19 Buradan anlaşıldığına göre bütün âlim ve ariflerin da ima cihadda bir nefer olmalarını beklemek pek isabetli gö zükmemektedir. Dinin ayakta kalması için ilim ehline bü yük ihtiyaç olduğundan, onların tam bir zaruret oluştuğun da gitmesi, dinimizin tavsiyeleri arasında yer alır. 19. a.g.e., s. 83. 20. a.g.e., s. 90. 21. a.g.e., s. 101. Moğolların İslamlaşmasında başta yine sûfîler büyük rol oynamıştır.20 Anadolu’nun İslamlaşması ve İstanbul’un fethi’nde başta Akşemseddin k.s. olmak üzere sûfîlerin eme ği büyüktür.21 Modern asra geldiğimizde, vatanını sömürge güçlerin pençelerinden kurtarmaya çalışan, vatanperver kişilerden bir tasavvufî tarîkate müntesib olmayanı azdır. Onlar günah ve şehvetlere karşı olduğu gibi, düşmanlara ve zahirî kötü- 15

