Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
D îvân, Osmanlı saray ve konaklarında teşekkül eden di van dedikleri büyüklerin meclisine ait bir zümre ede biyatı iken daha sonraları, şâirlerin şiirlerini bir araya top ladıkları eserlere divan denmiştir.1 1. Ömer Faruk Akün, DİA, Divan md., IX, 389, İstanbul, 1994. 2. Necmeddin Dinç, a.g.t., s. 18. 3. Hacı Haşan Efendi, a.g.e, s. 137. 4. Necmeddin Dinç, a.g.t., s. 18. Şeyh Mustafa Hulûsî’nin Dîvân’ını dostlarından Hâfız Veli Hoca2 teşekkül ettirmiştir. Ne zaman yazıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Dîvân’da yirmi yedi şiir vardır. Mustafa Hulûsî Efendi, şiirlerini genellikle içinde bulundu ğu mânevi hâlin coşkusuyla aşka gelerek, irticâlen söyle miştir.3 Bu şiirleri zaman zaman, gerek kendisi gerekse dostları tarafından kaydedilmiştir. Fakat ne yazık ki bütün şiirlerinin kayda geçirilmesi mümkün olmamıştır.4 Hacı Ha şan Efendi bu durumu şöyle bildirir: “Pederimiz Şeyh Mus tafa Efendi (k.s.)’nin dilinden, ledünnî ilim ile sel gibi mane- 43

