Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÛSÎ DİVÂNI Arş-ı semâya ermişti ol sesi Ledünnî ilminden dolmuş kuvvesi Ne ulu yaratmış anı Hüdâ’sı Ol irfan sözlümü saldım bir defa44 44. Hacı Haşan Efendi, a.g.e., s. 155. 45. Hacı Haşan Efendi, Sohbetler II, s. 10-11. Hacı Haşan Efendi (k.s.) vefatından üç gün sonra mânâ âleminde Mustafa Hulûsî Efendi ile görüştüğünü belirtir ve' olayı şöyle anlatır; Muhterem Pederim Mustafa Hulusi Efendi ile görüştüm: — Nasılsın babacığım, ölüm ânında hiç acı çektin mi? dedim. — Hiç haberim yok oğlum! dedi. - Kutbu cihanımız, Hacı Es’ad Efendimiz (k.s.) başım da oturuyordu. O’nu çok sevdiğim için yüzüne ba karken canımın çıktığını duymadım. - Kabir suali nasıl oldu? dedim. Şöyle cevap verdi: - İki melek geldi. İlmiyle âmil, âlim bir zât imiş. Üç aylarda, Receb-i Şerifte vefat etmiş. Şeyhi de başın da oturuyor. Sual sormuyoruz deyip, gittiler. — Peki babacığım, bir kaç yüz ihvan senin için ağlıyor, sen bizi hiç düşünmez misin? dedim. Dedi ki; “Oğlum! Sizleri unutturan, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın sohbetinde bulunmamızdır. Dünya akla gelir mi? Artık biz başka bir âleme daldık. ”4S 30

