Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
. HULÛSÎ DÎVÂNI Mustafa Hulûsî Efendi, Menemen vak’asıyla ilgili sorgu lanmak üzere Yahyah’dan üç arkadaşıyla birlikte Kayseri’ye götürülürken, Kayseri yakınlarındaki încesu’ya vardıkların da vaktin çıkmak üzere olduğunu söyleyerek, jandarmalar dan namaz için durmalarını ister. Ancak jandarmalar "Hap se girince bol bol kılarsınız.” derler. Bunun üzerine Musta fa Efendi Allah’a iltica ederek şöyle naz eder: “Ya Rabbi, dört yıl cephede bir vakit namazımı kazaya bırakmadım da bugün mü namaz geçirmemi taktir buyurdun?” bu arada lastiği patlayan araba durmak zorunda kalmıştır. Lastiğin patlamasına sebep olarak Şeyh Mustafa Efendi ve arkadaş larının isteğini gören jandarmalar “Hadi bakalım hocalar arabanın lastiğini de patlattınız.” diye kızarlar. Lastiği de ğiştirmek için dururlar, onlar da bu esnada namazlarını ra hatça eda etme fırsatı bulurlar. Mahkeme sonucu suçsuz olduğuna karar verilen Mus tafa Efendi’yi bütün halk karşılamaya çıkar. Yahyalı’nın gi rişinde onlar "Hocamız geri geldi Elhamdülillah" diye se vinç içerisindeyken Mustafa Efendi göz yaşlarını tutamaz. Sebebi sorulduğunda şu cevâbı verir: "Âzâlarımızdan biri eksik ki Hak yolunda kurban olamadık...” MUSTAFA HULÛSÎ EFENDİ'NİN VEFATI H. Haşan Efendi vefatı ile ilgili şu bilgileri verir:“Her yıl mutat olarak geldiği Yeşilhisar tçmecesi’ne gelmiş olan Sa mi Ramazanoğlu Hazretleri’ni ziyarete babamla gitmiştik. Dönüşte bir yerde konakladık. Bu sırada babam, Üstad’ımız. tarafından bana yazılan icazetnameyi verince beni bir ağla ma tuttu. Babam hayretle; — Oğlum sevineceğin yerde niçin ağlıyorsun? deyince 28

