Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÛSÎ DÎVÂNI 21. Baş gözüyle rü’yet eden azîm Deyyân’ı Hak sana gönderdi mukaddes Kur’ân’ı Evladlığa kabul etti îsâ Sultândı O’nun da şefaatin rûz-i cezada dilen 22. Babasız olarak geldi meydana Hem itaat etti emr u fermana Âhir vakitte yardım edecek bu dîne O Sultân’ın şefaatin dâima dilen 189 23. Bütün peygamberlerin Hâtemü’n-Nebî’si Tamam mahlûkâtın O’dur ulusu îns ü cinni bütün O’dur hâlisi Rûz-i cezâ’da şefâat-i âmmesin dilen »ita« dm I” diyerek tepki gösterir. Sihirbaz ise, aldanmadığını, her şeye kudreti yeten alemlerin Rabbî olan Allah'a iman ettiğini söyler. Sihirbazın iman ettiğini kimseye söylememesi ve halkın iman et mesini önlemek için dilini keserler. Ancak, olay halk arasında ya yıldığı gibi bir çok kişi de iman eder. Zalim kral, bütün müminle ri toplatıp hepsini şehid ettikten sonra Cercİs (a.s.)’i de şehid eder. Daha sonra bu kavim ateşle helak edilir. (Taberî, Târîhu’t- Taberî, II, 411-426 trc. M. Faruk Gürtuna, İstanbul, tarihsiz.) . 188. Yakınlaştırılmış. Cennette dereceleri en yüksek olan. “îmânları ileride olanlar, Allahü teâlâya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir." (Vakıa süresi: 10) Tasavvufta, nefslerinin sevgisinden kurtulmuş, kalbinde Allahü teâlâdan baş ka hiçbir şeyin sevgisi kalmayan, yalnız Allahü teâlâyı isteyen. Mukarrebler, Allahü teâlâ için olmayan her şeyden, yemekten, iç mekten, yatmaktan, söylemekten sakınırlar. Bunlar, din için niy- yet etmedikçe hareket etmezler, ibâdete kuvvet kazanmak niyye- ti ile yerler. Her sözleri Allah içindir. (D.S) 189. Yazma nüshada hataen “anasız, babasız" şeklinde yazılmıştır. 162

