Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÛSİ DİVÂNI 15. Fir’avn-ı la’în O’nun adüvv-i ekberi Düzdü harb için nice yüzbin çeri Deniz içinden açtı Mevlâm müruru O’nun da şefaatini dâima dilen 16. On iki yol idi geçti öteye Hikmetine karışan erer hataya Fir’avn askeriyle gark oldu deryaya Mûsâ Kelîmullah’ın şefaatin dilen 17. Kırk sene ağlayan Hz. Ya’kûb Hesaba gelmez söylesen vasfı çok Gönlüm pek meşûş rahatım hiç yok Hz. Ya’kûb’un şefaatin dilen 18. Hz. Yusuf un cemâlini hem gören gözler Güneş gibi parlardı hem iki gözler Rü’yette elini kesdi çok hâtûn kızlar O güzelin şefaatin dâima dilen 19. Li-hikmetin yedi sene bekledi zindanı Sonunda oldu Mısır’ın büyük sultânı Dâim zikrederdi azîm Mennân’ı Şefaatin dâima mahşerde dilen 185 185. Yusuf, hapisten kurtulacağına inandığı o ikiden birine dedi kİ: “Beni efendinin yanında an.” (Benden söz et ki, beni kurtarsın) Fakat Şeytan, ona, efendisinin yanında anmayı unutturdu. Bu yüzden Yusuf, daha yıllarca zindanda kaldı. (Yusuf, 42). Bazı yorumcular demişlerdir ki: Yusuf, o arkadaşına “Beni efen dinin yanında an” ki, belki beni buradan kurtarmaya yardımcı olur diyerek, bir kuldan meded ummayacaktı. Eğer Allah’a yöne lip “Ya Rabbî, beni buradan bir an önce kurtar.” diye yalvarsay- 158

