Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÛS! DİVÂNI yerek istikâmet üzere olup insanların ıslah ve irşadı için gayret göstermenin asıl keramet olduğunu ifade etmiştir. Es’ad Efendi’nin bu sözü üzerine yanlarında bulunan iki halife birbirine “herhalde bu zat halife olacak” diye işa ret ederler. Bu durumu manen bilen Es’ad Efendi "Çok gör meyiniz, Mustafa Efendi evladımız yakılmak üzere hazırlan mış öyle bir ocak kurmuş ki, bir kibrite ihtiyaç var. İnsaf edip de yakmayalım mı?” buyurarak halîfe olacağının işâre- - tini verirler.26 26. Necmeddin Dinç, a.g.t, s. 7. 27. Komisyon, Hakikat Önderi, s. 66; Necmeddin Dinç, a.g.t, s. 13. PEYGAMBERİMÎZ’ÎN (S.A.V.) ÎKÂZI Şeyh Mustafa Efendi adeta bir Cennet hayatı yaşadığı dergahtan ayrılmak istemez. Ne var ki Şeyhi bir gün kendi sine "Mustafa Efendi, aile efradınız hasretle sizi bekliyorlar, gidebilirsiniz.” buyururlar. Hakikaten o günlerde annesi “Yavrum nerelerde kaldı?” diye merak ederler. Çünkü aile si çok fakir ve kalabalık bir ailedir. Dergâha giderken, ba canağı Fazlı Hafız Efendi vasıtasıyla bir adama evin geçimi ni temin için bir miktar buğday parası verir. Buğday fiyatla rı yükselince adam verdiği sözden dönerek inkar eder. Bu na razı olmayan.Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gece adamın rüyasında, elinde kırbaçla görünerek, "Sen nasıl yavrumuz Mustafa Efendinin hakkını inkar edersin?” buyurarak döv meye başlar. Daha sonra adam hadiseyi, kırbaç izlerini gös tererek anlatır.27 Mustafa Efendi yüksek kabiliyeti ile seyr-i sülûkunu beş günde tamamlar. Kırk beş gün kaldığı Kelâmı Dergâhı'nda 20

