Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ölünceye kadar bu siyah zülfe minnettarım. Onun berekâtıyla aşkın sır larının ince noktalarına vâsıl oldum. Zülf, kesrettir. Kesretin künhüne vâkıf olunca vahdete erdim. İnsanların ve cinlerin büyükleri cihânın ay-yüzlü güzelleri, hepsi aşk nur larının meşşâtasına muhtâcdırlar. “Güzel yüzün berbere ihtiyâcı yok” Meşşâta: Kadın süsleyen, berber. ¿ta (Jj^S' jJjj ötjJi Jı>j Ji> Güzellerin hâl ve hattı (beni ve ayva tüyleri) ve zülfü aşkın güle benze yen yanağından dolayı her an revâcdadırlar. Aşk olmasa bunlar bir kuru şekilden ve cisimden ibarettir. Aşkın sa yesinde onlar revâcda, kıymettedir. Eğer ben aşk kitabından bir kaç destan okursam, cennet bahçesindeki hurilerin hepsi sevdâya (aşka) düşerler. Es’ad, aşk meyhanesinden bir kadeh içerse aşk pazarında sarhoş ve per- vâsız dolaşır. , 81

