Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Senin sevginin (muhabbetinin) incisi sinemin levhinde öyle mahfuzdur ki imkânı yok çalınamaz. Niye bekçinin nazını çekeyim. Levh-i mahfûzda olunca, elest bezminde oluyor, bu çalınır mı? Çalınmayacak şeye bekçi lâzım mı? ^1 IjA^J^f ^^ Jil (J sJjj jyt bÇji Gönlü senin tatlı endâmına fedâ ederim. Eğer heves elini karıncanın be line bağlarsa (uzatırsa) Şirin; tatlı, tatlıya karınca üşüşür. Karıncanın beli; dünyanın en ince, ufak bir şeyidir. Uzlette zevk u tarab (zevk ve neş’e) lezzetini öyle buldum ki bostandan heves ayağını çer-çöp gibi çekerim. Uzlet; murâkabe-i nefs tefahhus-i derûnî, halka-i ünsiyettir. Adem (yokluk) yolu bana senden nişân verir. Onu hiç kimseden sor mağa ihtiyâcım yok. o^ljl ^ ciLj^ tjb^ jl Jiıwl İmdadına senin gibi bir dalgıç yetişecek olduktan sonra, Es’ad mihnet ler deryasının girdâbından masûndur, hiç korkmaz. 62

