Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Eğer göz senin ayak toprağının tutyâsıyla; sürmesiyle ışıklanmış ise, vah det mülkünün fezâsında çok uzakları görür. Hak-ı pây; ayak tozu, âyât-ı ilâhiyyedir. Âyet; alâmettir, izdir. Âyât-ı ilâhiyyede Hak’tan izler vardır. Hakîkî âyât kitâb-ı kâinâttır, Kur’ân onun tercümesidir. ¿¿J j' Senin visâli arzusunun halvet ile; seninle başbaşa bulunmakla gerçek leştiğini anladım. Onun için sır gecelerinde, mumu dahi arkadaş olarak istemiyorum. jLı^l oij Cihanın renklerinin sırrından ülfetim kesildi. Benim yaratılışım tab’ım televvünden ayrılma yolunu tuttu. Aşk denizinden tecerrüd incisi elde edilince insanın cisim ve canı mum gibi kendiliğinden erir. ' jljJj Jl>j jjj jLi ji Jbul jb Es’ad, yüz taneli teşbih arzusunu ve kemend; yâni dünya bağı düşün cesini, gönül okşayan zülfünün ve beninin yolunda feda etmiştir. Kemend; zülfe karşılık, tuzaktır. Ben; tâne, müntehâ’yı idrâk, nokta-i süveydâ, vahdettir. 60

