Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Gül: Güzellik timsâlidir, en güzel olandır. Bu gül senin aya benzeyen yüzüne esir oluyor, sen o kadar güzelsin. Böyle olunca bülbül güle de ğil, senin ağlayan âşıkına cânını feda eder. İJİS'y Xİ 4i«j ıjı^ ‘ötüç 'C-jj^jIjJ 4^’j^ ^ OjLj ^^; ıi^ -^y*- l^> jİ îS^y İki kaşın mihrâbında kirpiklerin öyle saf bağlamış ki, senin hasta gözü nün şifâ bulması için Allah’a duâ ediyorlar zannedersin. Göz: İnsan gözü üzerinde çok hassa vardır. Çeşm-i bîmar: Hasta göz, yakıcı, öldürücü göz. Bu göz mâsivâyı da yakıyor. Kirpiklerin üstte kıvrık olarak duruşu makbûl bir duruştur. Bu kirpikler saf olmuş, el kaldırmış, beni öldürmeğe kasdı olan çeşm-i bî- mârın ölmemesi için duâ ediyorlar ki ben ölmeyeyim de biraz daha ya şayayım. Eğer gönlü aydınlık bir insan senin inci dizisine benzeyen sözünden ha yat bulmuşsa ne âb-ı hayâta minnet eder, ne de zulümâtın karanlığından ğam çeker. Âb-ı hayâta zulümâttan geçtikten sonra varılır. Peyğambere hitâben “Eğer gönlü aydınlık bir insan senin sözünde ve senin getirdiğin ‘kelâmullah’da inci dizisine benzeyen hayât-bahş nüktelerden tefeyyüz edip hayat bulmuş ise âb-ı hayâta ve ondan mukaddem zulümâta ne hâcet var, onlardan minnet ve mihnet çekmez." Gönlü aydınlık olan insan: gözünde hidâyet nûru olan insandır. Onun için zulümât mevzûbahis değildir. Nazm-ı güftâr: İnci dizisi sözlerin sâyesindedir. İnci sudan çıkar. İnci dizisi elde olursa suya ihtiyâç var mıdır? Beyte dikkat edilirse bunlar karşılıklıdır. (Bu beytler san’at hârikaları dır.) 28

