Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ey günahkârların şefâatçısı, ey alemlere rahmet olan. Yer ve gökteki varlıklar senin nûrunun bir katresinden yaratılmış. Senin vasıflarını benim gibi bir âciz kul.nasıl anlatsın. Çünkü senin hakkında Tâhâ ve Yâsîn sûreleri nâzil oldu. Rûhu’l-emin Cebrâil’in kanadı da eşiğinin süpürgesidir. Bir işâretle senin gibi, ayı kim ikiye ayırır? Ceylân ve ağaç dalı senden başka kimler için dile gelmiş? O itibarlı, büyük Pâdişâh (Kanuni Sultan Süleyman) seni doğru anlatmış; Güzellikten anlayanların gözleri senin güzelliğini anlamada âcizdir. Senin yüce vasıflannı anlamada ince zekâ bile yeterli değildir, eksiktir. Ey hoş, sevimli insan, o miraç gecesinde alem tamamiyle kendinden geçmişti. Senin bu gelişin ulvî âlem halkına duyurulmuştu. ' Orada her ne döşenmişse ayakların onları ziyâret etti; Ezel levhasında her ne yazılmışsa hepsini okudun. Önce ve sonra gelenlerin hepsinin bilgisi sana açıklandı. Ümmete sâyesinde bir çok lütuflar yapıldı, Ve hayr-ı ümmet iltifatıyla büyük bir nimete kavuştu. Bütün insanların türlü türlü eziyete düştüğü anda, Mahşer günü cennetten ümmete şu nidâ gelir: “İşte. Adn cenneti, oraya ebedi kalıcı olarak girin” Ey şefâatçım, kendi amelimle, ibadetimle övünmem. H İsyanın yükü ile âhiret yolunda yürünmez. Avare Es’ad, mazeret göstermeden şahidim olsun, Bu Muhibbî senden dünya ve ahirette bağışlanma bekler, Çünkü her iki âleme rahmet olan (ancak) sensin. 195

