Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Bu dahi. Mâh u hür arz u semâ nâr u hevâ âb u türâb Her biri âyât-ı Hak’dan oldular bir fasl u bâb Hâb-ı gaflet elverir ey zâhid-i âlî-cenâb “Aç gözün dil-dâre bak ref’ oldu yüzünden nikâb Zulmeti sürdü çıkardı ara yerden âfitâb” Rind ü rüsvâ vü kalender âşıka sen bakma hor Nefse hidmet zevke rağbet eyler elbet kalbi kör Meclis-i uşşâka var âlâm-ı ışkı sanma zor “Şol “sekâhum rabbühüm” hamnn lebinden iç de gör Katresin nûş eyleyen uşşak ebed görmez azâb” Aşkdır teysîr eden her bir murâdın vasimi Bir mürebbîdir ki İsrâfil kesmez neslini Şerheder kânûn-i hikmet üzre bâb u faslını “Mekteb-i irfâna gir oku bu ilmin aslını Gör ki nice dere olubdur bu ilimde dört kitâb” Almayan hisse şu âlemden çeker dâim teab Evc-i irfâna ulaşmaz gurra-i ızz u neseb Doğrusun istersen ey tâlib budur resm-i edeb “Her ne söz ki söylenür âlemde Türkî ya Arab Tut kulağın kim sanadır cümle dillerden hitâb” Ben ne hâcet söyleyim isbât içün âsâra bak Dûr-bîn-i ışk ile gel sen dahi dil-dâre bak Es’adâ ister gül-i reyhâna ister hâra bak “Her ne kim görür gözün andan cemâl-i yâre bak Çünkü gitti ey Niyâzî kalmadı aslâ hicâb’’ Fâ’ilâtün / Fâ’llâtün / Fa’ilâtün / Fâ’ilün 184

