Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Senin aşkının askeri gönülde işgal etmedik bir nokta bırakmaz. Eğer ora ya dünya sevgisi girmek isterse hemen fırlayıp ona karşı koyar. Gönül kuşu kendi gözüyle yanağındaki ben dönesini gördükten sonra iki zülfünün tuzağında artık ıztırap çekmez. Dâne-i hâl: Süveydâ, siyah noktadır. Zülf: Kesrettir, hâdisâttır. Gönül kuşu kesret ağlarının içinde çırpınır ken süveydâya (vahdete) nüfuz etti mi çırpınması durur. yrj > J.İJ ai^ ^ Jj ¡H^ ^J^tî ı^bt*« jijjiy j^- JjİJj j_p^ ^^j Kaybolmuş gönlü aramadan senin kapında bulurum. Çünkü senden ğayri kimse alışılmış bir şeyi bulut altında gizlemez. -u® Jüji" Lay«-i C—¿-^jj jÎ"b- *^*“' Bir fânî toprak olan Es’ad senin vasfında şiirler söyler. Bu şiirler sanki topraktan fışkıran âb-ı hayâta benzer. 4Hj^"J ûLijjJ Ji lÎj^ -^ ^J^ji c-J» ^bjl dil>Sr* ^^ ^b (v*y Senin kapına gönlü perişan ve garip biri geldi. O fakir hakîmin (tabibin) kapısından gönlündeki yaraya merhem istiyor. ¿Lil ûljl jiJj jiijL ¿¿İÜ; t-^jr^ %ğmur gibi döktüğü göz yaşları onun gönlünde sevinç sebzesi yetiş tirmiyor. O âlemi aldatan dudağa karşı olan harâretli aşktan gönül çor rak bir toprağa döndü. 22

