Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mevlânâ’nın fermânının kulu olan, fenâ tahtının şahıdır. Mevlâna’nın ihsanına mazhar olan bakâ (1) yüceliğinin ayıdır. Mevlânâ’nın meydanı; âşıkların tavaf ettiği yer, iman ve sağlam bilgi kaynağı, Al lah’ın nazargâhıdır. Mevlânâ’nın nurlu yüzü; hayat kandili, ebedî güzellik ve mutluluğun kemalidir. Sâkinin kadehi kurusun, bâki (Allah) şerbeti içilsin, Mevlânâ’nın kadehinden içen ler bütün âşıkları süslesin, şenlendirsin. Mevlânâ külâhı giyenler mevleviler devrana koşup semâya başlayınca pervâne (2) canını feda etmek için şebistanın (3) mûmuna koşar. Mevlânâ’nın her köşeyi aydınlatan ayyüzü sayesinde sâliklerin kalbi şen, yeryü zü gül bahçesi ve devran mutludur. Es’ad, eğer gönül zaman zaman Mevlânâ’nın misâfiri olsa, mânevi makamı çok daha şerefli ve emel ipi çok daha sürekli olur. Fenâ ve bakâ: Hakk'ın vücûdunda beşeri varlıktan sıyrılmak fenâ, Hakk He almak bakadır. Pervâne: Geceleri ışık etrafında dönen küçük kelebek Şebistân: Gece ibadeti için hazırlanan oda. 127

