Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Bakâ şarâbının sarhoşu, fenâ âlemindeki safâya erişmez. O iki dünyada Cem’in câmını ve pâdişâhın tâcını bulmuştur. J5 °'j <>' t/ ^'j ¿¿' -^ -^ Yayın arkasında âlemi iğfâl okunu gizleyen bir şeyh, şunu bunu avlar amma bu yolu (hakikat yolunda sülûkü) kat edemez. J^y »il Jj JU y'Jj^J cT^ ^^ (^ (^^J^ j"^^ ^Jji Cf'Ü? JAİj Şarap içen saf gönüllü, zevk ile ve coşarak sevinir. Tâat ve ibadet tasla yan zâhid ise keder denizinde kaldı. ûli> jl c-iJSÎ ûj> ¿llcb- JîÂ*«iI ^ y3^ jl •'A °^j Jl** jjj jijj Evi barkı olmayan Es’ad bu cihandan geçince pir-i muğâmn kapısında şarabın feyziyle dirildi. Pir-i muğan; şarap dağıtıcı, mürşid. Nakşî ı^-jij ûIjUi jl ¿Jİ^jb- jj ^j'b^*' ^^J y* Nakşî sâkîierlnin elinden şarap içip sarhoş olunca Nakşî hânedânı (sil silesi) uğrunda başımı fedâ ederim. - çA/ vl>- ^j Jİ |4iA ^ ^jili ^ Elbise altında her gece aşk meclisinin fânûsuyum. Nakşî eşiğinde yan mak beni huzura kavuşturur. 105

