Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ta aslımı bilmez iken Kâmil insan olmaz iken Derde çare bulmaz iken Ne acep halim var benim? Sonum azap mı, sevap mı Yoksa Nâr’ında ikab mı- Bu sır bana hicab mı Ne acep halim var benim? İşarettedir sarahat Gösterilmedim selâmet Vazifemde ettim isaet(l) Ne acep halim var benim ? Nâs’a ettim çok nasihat Sanki bulmuş gibi necat Ettiğin bulursun elbet Ne acep halim var benim ? Ezelimde saadet 'meŞAİ:<:::-/^^^ Bilemem ben şekavet'mi ■ • ( Sonum nasıl, selamet mi. ' ■ Ne acep halim var benim?... ' Etnınaremi ezemedim Dalgıç olup yüzemedim i Su-i ahlâkı bozamadım ( Ne acep halim var benim î Hizmet ettim şeriate , Hadim oldum tarikate Aynı düşmüşem cinnete Ne acep halim var benim ? ( Ple'mur hasret île ağla ' Sabrile emmareni bağla ( Verme emeğini sele Ne acep halim var 'benim ? Pederimiz Şeyh Mustafa Efendi (Ks)’nin dilinden, : Ledünnî ilim ile sel gibi manevi sözler akardı, Zaptedilmesi çok güç * olduğundan birçoğu zayî olmuştur. Dervişlerinden Kılavuz Hafız Efendi ( pek zor kaydederdi. Kitapları arasında bulunmuş şu şiir de kendisine aittir. Şu cihanda senden edna(2), mağbun(3) kişi var m’ola? Zayi olmuş.aciz ömrün. Şu gözlerim kör m'ola? .. ( Oar-i dünya(4) ni:metini istemez arif olan ( Ben gibi nefsine teslim olan kişi var m'ola? 1) îsaeti Kötü iş yapmak, kötülük yapmak 2) Edna: adî, alçak 3) Mağbun: Şaşkın, şaşırmış ( 4) Dar-ı dünya: dünya evi ' (S3) ( /

