Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
DERVİŞ Şeyh Mustafa Efendi (Ks); "Derviş kimdir?" diye soru lunca dervişi şöyle tarif ederdis DERVİŞ; kapı eşiği demektir. Üzerine basıp geçenlere seslenmez. Şikayet etmez, fakat buna riya karışabilir. "Bu ne iyi adam, hiç seslenmiyor." desinler diye yapabilir. DERVİŞ; 'yığılmış toprağın üzerine'hafif su dökülmüş halidir. Üzerine basılınca yayılıverir, bunda da riye olabilir. "İyi insan1.’ desinler diye seslenmiyebilîr. 1) Küdr; Kederler, ızdıraplar, üzüntüler 2) Darb-ı şedid: Şiddetli darbe 3) Yed-i süflâ: alan el, liyakatsiz el 4) Yed-i ulya: veren el, yüce el, liyakatli el 5) Felek-i tis’a; Dokuz gezegen, dokuz alem DERVİŞ; Ensesine sille vuranla, ağzına helva vereni eşit tutandır. Fakat buna da riya girebilir. — Bütün bu tarifleri yaptıktan sonra, tasavvufu ruhunda yaşayan üstadımız; akıllara hayret veren şu tarifi yapar; DERVİŞ; BİR AN ALLAH’DAN GAFİL OLMAYAN, ALLAH’I BÎR AN OLSUN HATIRINDAN ÇIKARMAYAN, HUZUR-U DAİM SAHİBİ OLANDIR. Cüneyd-i Bağdadî(Ks); "Sofi toprak gibidir. Her fena şey ona atılabilir. Fakat ondan sadece güzel şeyler çıkar. 0 yeryüzü gibidir. Üzerinde iyi de kötü de yaşar. Ö herşeyi gölgeleyen bulut, yeryüzünü sulayan yağmur gibidir.'" der. üstadımız, derviş hakkında şuşiiri söylerdi; Kıyl-ü kâl kalbden çıkmayan derviş m’olur? Sal diyen dil ile baldan tatmayan derviş m’olur? Nâr~ı firkat küdrünü(l) kaldırmayan gönülden Hasret odu ciğerini yakmayan derviş m’olur? ' Ar-ı namus şişesini hakikat hacetine Darb-ı şedîd(2) ile vurup kırmayan derviş m’olur? Yed-i süflâ(3) terkin urup, yed-i ulya(4) bulmayan Câm-ı aşkı dest-i Gavs’dan içmeyen derviş m’olur? Kün felek-i tis’adan(5) marifet aramayan îlm-i ledün tefsirini bilmeyen derviş m’olur? Emmâreyi sular gibi akıtmayan her yere Tevazu-u kâmil ile kâmil olmayan derviş m’olur? (75)

